Sendika olarak bir üyemizin doğrudan özel hayatı ve mahremiyeti hedef alınarak başlatılan, asılsız iddialar ve haksız idari tasarruflarla derinleştirilen hukuk mücadelesini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşımış bulunmaktayız. Bu başvuru, yalnızca bir meslektaşımızın değil, idari mekanizmaların ve kurumu temsil eden kişilerin keyfiyetine karşı tüm kamu görevlilerinin ortak hak mücadelesidir.
Asılsız İhbarlardan Ağır Mağduriyetlere
Üyemizin maruz kaldığı süreç; hiçbir somut delile dayanmayan, ilerleyen aşamalarda ihbarcının dahi beyanını geri çektiği, iftira attığını ikrar ettiği ve kriminal laboratuvar raporlarıyla haksızlığı tescillenen bir tahkikatla başlamıştır. Yerel idare mahkemeleri ihraç kararını iptal ederek üyemizi haklı bulsa da süreç içinde yaşanan mahremiyet ihlalleri, kurumsal veri sızdırmaları, KVKK İhlalleri ve sistemli damgalamalar, üyemizin sağlığını, mesleki statüsünü ve ekonomik haklarını geri dönülmez şekilde zedelemiştir.
İç hukuk yolları tüketilirken karşılaştığımız en düşündürücü engel, kurumsal tıkanıklık ve tarafsızlık ilkesinin zedelenmesidir. Haksız işlemlere imza atan idari iradenin, sonrasında aynı uyuşmazlığın hak ihlali denetiminde de üyemiz aleyhine karar verici şekilde karşımıza çıkması adalete olan güveni sarsmaktadır. İdarenin kendi kurduğu mekanizmalar ve kalkanlarla, kendi yöneticilerini korumak için uyguladığı hukuka aykırı girişimlerle, kişilerin anayasal hak arama hürriyetini şekilsel engellerle sonuçsuz bırakmasına sessiz kalmamız mümkün değildir.
Sonuna Kadar Üyemizin Yanındayız
Üyemizin uğradığı ağır anksiyete bozukluğunu, aktif görevinden uzaklaştırılmasını, statü ve maaş kaybını somut belgeleriyle ortaya koyarak AİHM nezdinde;
•Özel hayatın ve aile hayatının korunması hakkının (Madde
,
•Adil yargılanma ve mahkemeye erişim hakkının (Madde 6),
•Etkili başvuru hakkının (Madde 13) ihlal edildiğini açıkça savunduk ve hak ihlallerine karşı tazminat talep ettik.
Hiçbir idari unvan veya bürokratik kalkan, evrensel insan hakları normlarının ve hukukun üstünlüğünün üzerinde değildir. Üyemizin hakkı tamamen teslim edilene ve uğradığı maddi/manevi zararlar giderilene kadar bu hukuki sürecin uluslararası arenada da en kararlı takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.
